HaberManşet

YILLIK İZİN HAKKI GASPEDİLEMEZ

2.37Kgörüntülenme

07/07/2025

 

Şanlıurfa ili, Eyyübiye ilçesi, 20 no’lu Yardımcı Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan meslektaşımız, 09.08.2024-16.08.2024 tarihleri arasında yıllık izin istemiştir. Yaptığı başvuru ilçe sağlığı müdürlüğü tarafından “Eyyübiye Kaymakamlığı’nın 11.09.2023 tarihli Yetki Devri ve İmza Yetkileri Yönergesi’nin 14. maddesinde, “… İlçe İdare Şube Başkanlarının/Birim Amirleri ve her kademedeki personelin 5(beş) gün üzerindeki izin onayları” Kaymakam tarafından onaylanacak yazılar arasında sayıldığından yıllık izin talebinin, Kaymakamlık Makamına sunulması gerektiği”  bu kapsam gereğince sistemden gönderilen izin talebinin gerekçe belirtilerek reddedilmiş ve sözel olarak da bilgi verilmiştir.

Yıllık izin reddinin hukuka aykırı olduğu, Türkiye il ve ilçe genelinde aile hekimlerinin yıllık izin taleplerinin Sağlık Bakanlığı tarafından açılan Ekip portal üzerinden gönderildiği, yıllık izin onaylama veya reddetme yetkisinin kaymakamlık onayına verilmediği, dinlenme hakkının ihlal edildiği, yıllık iznini kullanacağı bahse konu tarihte aile sağlığı merkezinin işleyişini bozacak, hasta mağduriyeti oluşturacak herhangi olumsuz bir durumun bulunmadığı ileri sürülerek Şuahed hukuk birimi olarak alınan kararın iptal edilmesi için hukuki mercilere başvurulmuştur.

Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nce  özetle şu şekilde karar vermiştir;

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu; 7. maddesinde; yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği; 50. maddesinde; ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği; 128. maddesinde; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 21.02.2008 tarih ve E:2005/10 K:2008/63 sayılı kararı ile “diğer kamu görevlisi” kapsamında kabul edilen sözleşmeli aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının,nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği Anayasanın 128. maddesi hükmü gereğidir. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun “Personelin statüsü, hak ve yükümlülükleri” başlıklı 3. maddesinde; “(…) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, yıl içinde çalışılan süre ile orantılı olmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmak üzere otuz gündür. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hâllerinde, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır. Hastalık durumunda, bir malî yılda en çok on günlük dönemler halinde toplam kırk güne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir. Bir defada on günü aşan hastalık izni ancak sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Sözleşmeli aile hekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bu eğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır. (…)” hükmüne, “Yönetmelikler” başlıklı 8. maddesinde; “(…) Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. 24.11.2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 8. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sağlık Bakanlığınca aile hekimliği uygulaması kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemeler, izinler, sözleşme esasları ve disiplin işlemleri ile aile hekimliği uygulamaları için Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” kuralına, “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “(…) i) Müdürlük: İl sağlık müdürlüğünü, (…) ifade eder. ” kuralına, “İzinler” başlıklı 13. maddesinde; “(1) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, bir mali yılda otuz gündür. Mali yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanına, mali yıl sonuna kadar çalışacakları sürenin bir yıllık çalışma süresine oranının yıllık izin süresi ile çarpılması suretiyle bulunacak süre kadar yıllık izin verilir. Hesaplamada kesirler tama iblağ edilir. Bir sözleşme döneminde birinci mali yılda kullanılmayan yıllık izinler ikinci mali yıla aktarılabilir, ancak bir sözleşme dönemi içerisinde kullanılmayan yıllık izinler sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hallerinde, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır. Süt izni kullanan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanının yerine bu süre içerisinde görevlendirme yapılma zorunluluğu yoktur. (…) (5) Aile hekimi ile aile sağlığı çalışanına izin vermeye ve hastalık raporlarını izne çevirmeye müdürlük yetkilidir. Müdürlük bu yetkisini sınırları belirli olmak üzere ilçe sağlık idare amirlerine devredebilir. İzinlere ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir.” kuralına yer verilmiştir.

Kamu görevlileri yönünden özlük hakkı kapsamında bulunduğu hususunda duraksama bulunmayan yıllık izin hakkının, Anayasal güvence altına alındığı ve Anayasada kanunla düzenlenilmesinin öngörüldüğü, yıllık izin taleplerinin kamu yararı ve hizmet gerekleri de gözetilmek suretiyle kanuni düzenlemeler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği, özlük hakkı kapsamında bulunan yıllık izin hakkının Yönergelerdeki hükümlerle bertaraf edilemeyeceği, hizmetin aksamasına yönelik bir iddiaya dayanmaksızın yalnızca yönergeye uygun şekilde talep edilmediğinden bahisle reddedillemeyeceği, kaldı ki davacının yıllık izin talep ettiği tarihlerde yerine vekalet edecek aile hekiminin de bulunduğu belirtilerek yıllık izin talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır

Bu durumda; davacı aile hekiminin yıllık izin hakkını kullanmasının sağlık hizmetinin aksamasına neden olmayacağı, nitekim davalı idarece böyle bir iddia da ileri sürülmediği, talebinde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gözetildiğinde, kanunla düzenlenilmesi öngörülerek Anayasal güvence altına alınan yıllık izin hakkının yalnızca yönergeye uygun şekilde talep edilmediğinden bahisle katı bir şekilcilik uygulanmak suretiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ayrıca  ÜYEMİZİNKAZANDIĞI BU DAVADAN DOLAYI İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 18.000 TL AVUKATLIK ÜCRETİ VE 978,50 TL MAHKEME ÜCRETİ ÖDEMEK ZORUNDA KALMIŞTIR.

Müdürlüğümüz bu konuda  defalarca mahkeme kaybetmesine rağmen haksız ve hukuksuz bir uygulama yaptığı defalarca mahkemelerce tastiklenmesine rağmen  kamu yararına olan bu konuda müdürlüğümüzün somut adım atmaması anlaşılabilir bir durum değildir.

Özverili çalışmalarından dolayı ŞUAHED Hukuk Komisyonuna ve ŞUAHED Avukatımız Av.HayriyeYÜKSEKYAYLA’ya teşekkür ediyoruz.ŞUAHED olarak her zaman meslektaşlarımızın yanında olmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.

SEN VARSAN GÜÇLÜYÜZ…